Kafaları en çok kurcalayan meselelerin başında gelir malulen emeklilik; kimisi şartların labirentinde yolunu bulmaya çalışır, kimisi hangi illetlerin bu şemsiye altına girdiğini sorgular, kimisi de şahsi rahatsızlığını beyan edip “Acaba emeklilik kapısı bana da aralanır mı?” diye meraklanır durur. Okurlarımızdan sökün eden ve en ziyade merak celbeden sualleri, yanıtlarıyla harmanlayıp aşağıda derledim.
1- Potansiyel adaylar kimlerdir?
İstihdam edilen işçiler (4/A), nam-ı hesabına ter döken Bağkurlular (4/B) ve kamu vazifesini ifa eden memurlar (4/C); bu haktan istifade edebilmektedir.
2- İşgücü kaybının asgari boyutu ne olmalı?
Çalışma melekelerinin yitirilmesi zaruridir emeklilik hakkının kazanımı için. Gerek iş kazası mağdurları gerekse meslek hastalığına duçar olanlar bu kapsamdadır. Yegâne kıstas şudur: İşgücünün asgari yüzde 60’ının elden gitmiş olması icap eder. Bu vaziyettekiler, raporlarını ibraz edip emeklilik talebinde bulunabilirler.
3- Sırf hastane raporu kafi gelir mi?
En sık düşülen yanılgıların başında gelir rapor bahsi. Tek başına bir hükmü yoktur raporun. Evvela üniversite yahut devlet hastanelerinden maluliyete dair belge temin edilmelidir. Lakin bu da yetmez; Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından, meslekte kazanma veya çalışma gücünün en az yüzde 60 oranında yitirildiğinin tescil edilmesi elzemdir.
4- Kurul raporu nihai bilet midir?
Değil. Sigortalılık süresinin asgari 10 yılı bulması ve SGK’ya toplam 1800 gün (5 sene) prim yatırılmış olması şart koşulmuştur. Mevzubahis primlerin uzun vadeli sigorta kollarına ait olması da bir diğer zorunluluktur. Şayet malul raporu sahibi, iş kazası veya meslek hastalığı neticesinde başkasının daimi bakımına muhtaç hale gelmişse ve bu durum sağlık kurulunca onanmışsa, 10 yıllık sigortalılık süresi aranmaz; lakin 1800 gün, yani 5 yıllık prim ödemesi baki kalır. Kişinin maluliyet sebebiyle iş akdini sonlandırmış olması da gereklidir. Bağkurlular cephesinde ise malullük aylığına hak kazanmak için ticari faaliyetin sonlandırılması icap eder. Kendi sigortalılıklarından ötürü genel sağlık sigortası da dahil olmak üzere SGK’ya prim veya prime müteallik hiçbir borçlarının bulunmaması, Bağkurlular için aranan bir diğer elzem şarttır.
5- İşe girişte malul olanlar aylığa hak kazanır mı?
Mesaiye başladığınızda halihazırda malul iseniz yahut maluliyetinize sebebiyet verecek rahatsızlıklar nüksetmişse, aylık bağlanması mümkün değildir; ancak erken emeklilik müracaatında bulunulabilir.
6- Sıhhi problemler emekliliğe kapı aralar mı?
Pekala mümkündür; sağlık engeli sebebiyle çalışma hayatından kopanlar, erken emeklilik yolunu seçebilirler. Malulen emekliliğe zemin hazırlayan hastalıklar, SGK nezdinde tayin ve ilan edilir.
7- Hangi marazlar emeklilik sebebidir?
SGK’nın listesinde 160’a yakın rahatsızlık sıralanmıştır. Nörolojik, psikiyatrik, göz, KBB, onkolojik, hematolojik, ortopedik ve travmatolojik, romatolojik, gastroenterolojik ile kalp ve damar hastalıkları bu yelpazenin içindedir. Misal vermek gerekirse; kanser, beyin tümörü, MS (Multipl Skleroz), şizofreni, görme kaybı, Parkinson, demans, epilepsi, anemi, Behçet, karaciğer rahatsızlıkları, kalp yetmezliği, kalp ve akciğer nakli, tüberküloz, solunum sistemi bozuklukları ve denge kayıpları, en sık rastlanan ve maluliyet gerektiren hastalıklar cümlesindendir.
8- Şeker hastalığı da bu daireye dahil midir?
Dahildir; diyabet teşhisi konmuş bir çalışanın malulen emekli sayılabilmesi için üç organında hasar meydana gelmiş olması şarttır. Sigortalının iş görme yetisini yüzde 60 oranında kaybetmesi de lazımdır. Bu kriterleri sağlayanlar, malulen emeklilik hakkına kavuşabilirler.
9- Maaşta bir farklılık söz konusu mudur?
Malulen emeklilik halinde ödenecek meblağ, olağan emeklilikte ele geçecek maaştan hayli düşüktür.