Uygunluk maliyetinin yüksek olduğunu düşünenler, bir de uygunsuzluğun bedeliyle tanışsın.
Şantiyede, madende ya da ağır sanayi tesislerinde dirsek çürütürken şunu gördüm: Finans direktörleri ve üst düzey yöneticiler, İSG bütçelerini genelde ilk tırpanlanacak “gereksiz masraflar” listesinin başına koyar. İşler biraz sıkışınca; eğitimlerden, periyodik bakımlardan veya denetim süreçlerinden kısıp nakit akışını kurtaracaklarını sanıyorlar.
Bunun adı finansal miyopluktur. İşin aslı, bu tasarruf falan değil; gelecekteki devasa bir felaketi, tefeci faiziyle bugünden satın almaktır. Bir İSG profesyoneli olarak şunu söyleyebilirim ki, güvenliğin gerçek maliyetini anlamak için “Kalite Maliyeti” (COQ) buzdağına bakmak şart.
Buzdağının Görünmeyen Yüzü ve Gerçekler
Bu buzdağının suyun üstünde kalan kısmı, “İyi Kalite” dediğimiz önleyici yatırımlardır. Koruyucu ekipmanlar, eğitimler, risk analizleri burada yer alır. Bunlar spreadsheet tablolarında kabak gibi görünür, takip etmesi kolaydır; bu yüzden de hedef tahtasına oturtulması herşeyden daha kolay olur.
Ancak asıl yıkım suyun altındadır. “Kötü Kalite” yani başarısızlık maliyetleri oradadır. Bir kaza olduğunda ya da bir süreç patladığında ortaya çıkan bu maliyetler, kriz kapıyı çalana kadar genel operasyonel hesapların içinde gizlenir.
Sektörde “1-10-100 Kuralı” diye bir gerçek var, bunu kulak ardı etmeyin:
Önleyici faaliyet (mesela teknik eğitim) için harcayacağınız 1 TL, içsel bir hatayı düzeltmek (fire, yeniden işleme) için harcayacağınız 10 TL‘yi; o hatanın sahada bir kazaya veya büyük bir ekipman arızasına dönüşmesi durumunda ise ödeyeceğiniz 100 TL‘yi kurtarır.
Bir yönetici önleme bütçesini kestiğinde aslında para tasarrufu falan yapmıyor. Sadece parayı buzdağının görünür ucundan alıp, görünmeyen o devasa tabana, yani kontrol edilemez bir riske transfer ediyor. Bugünün küçük ve kontrol edilebilir yatırımını, yarının büyük ve kontrol edilemez yükümlülüğüyle takas ediyor. Yanlız bu takasın sonunda genelde hüsran olur.
Kara Kutu Senaryosu: Gerçek Bir Kesit
Gelin, kağıt üstünde “verimlilik” gibi görünen bir kararın sahadaki karşılığına bakalım:
-
Görünür “Tasarruf”: Lojistik filosundaki şoförler için planlanan “İleri Sürüş ve Defansif Sürüş Teknikleri” eğitimi, bu çeyrekte 1.500.000 TL tasarruf etmek amacıyla iptal edilir.
-
Gizli Gerçeklik: Risk, kimse fark etmeden birikmeye başlar. Şoförler eski alışkanlıklarıyla yola devam eder.
-
Olay: Bir tanker, sürücü hatası ve hatalı manevra sebebiyle devrilir. Çevresel kirlilik ve araç hasarı kaçınılmazdır.
-
Gerçekleşen Gizli Maliyetler: Aracın hurdaya çıkması, artan sigorta primleri, tazminatlar, çevre temizlik bedelleri ve en önemlisi markanın itibar kaybı. Toplam zarar? O tasarruf edilen meblağın en az on katı.
-
Ders: O başta yapılan “tasarruf” aslında kocaman bir illüzyondu.
Şimdi bir çok yönetici çıkıp diyecektir ki: “Nakit akışını korumamız lazım.”
Yanılıyorsunuz. Varlık bütünlüğünü ve insan hayatını ihmal ederek nakit akışını korumaya çalışmak, evi ısıtmak için mobilyaları yakmaya benzer. Bir gece ısınır, ertesi gün bomboş ve buz gibi bir evde uyanırsınız.
Size 24 Saatlik Bir Meydan Okuma
Şu an masanızdaki bütçeye bir bakın. “Verimlilik” adı altında yakın zamanda kestiğiniz bir kalemi seçin (örneğin; periyodik vinç kontrollerinin sıklığını azaltmak gibi).
-
O kalemin engellemek için tasarlandığı “en kötü senaryoyu” hayal edin.
-
Bu senaryonun toplam maliyetini (hukuki, operasyonel, insani) hesaplayın.
-
Bu oranı finans yönetimine sunun.
Kalite ve güvenlik bedavadır. Bu bir hediye olduğu anlamına gelmez, ama bedavadır. Asıl para harcatan şey “kalitesizliktir”; yani işi ilk seferde doğru yapmamaktır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ruhu da bunu söyler, sahanın tecrübesi de. Önleme harcanan her bir kuruş, bir gider değil; felakete karşı alınmış en sağlam sigorta poliçesidir.